WordReference English-Turkish Dictionary © 2012:
| Temel Çeviriler |
| welcome interj | (greeting) | hoşgeldin, hoşgeldiniz ünl |
| | Welcome! The drinks are over here. |
| | Hoşgeldiniz! İçecekler bu masada. |
| welcome adj | (happily received) | hoşça karşıla(n)mak f |
| | She was welcome at the party. |
| | Davette hoşça karşılandı. |
| welcome adj | (consented to by others) razı olmak/izin vermek | -abilmek, -ebilmek y f |
| | You are welcome to use my washer if you have dirty clothes. |
| | Yıkanacak çamaşırlarınız varsa benim çamaşır makinemi kullanabilirsiniz. |
| welcome vtr | (greet gladly) | buyur etmek, karşılamak geçişli f |
| | We welcomed her to the party. |
| | Arkadaşını partiye buyur etti. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2012:
| Bileşik Şekiller: |
| outstay one's welcome | | (misafir) fazla kalmak, çok uzun kalmak f |
| | gündelik dil | (biryere) postu sermek f |