• Ayrıca bakınız:
    • Settings:
      • Click on word:

      • Recent searches:
        • View All
    • Linkler:
    • WR Random Word:
    • Try out WordReference Random Word! Each page load will return a random word from the dictionary. Or test your knowledge and have each page load with the definition hidden!

a

SpeakerListen:

WordReference English-Turkish Dictionary © 2012:

Temel Çeviriler
a indef art (indefinite article)bir belgisiz tnm
 There's a monster under my bed.
 Yatağımın altında bir canavar var.
a n (first letter of alphabet)a' harfi i
 Apple begins with an "a".
 Armut kelimesi 'a' harfiyle başlar.
  Report an error

A:

This word is scheduled to be translated and added in the near future.
If you are unable to find a translation, you can ask in the forums.
Sorry for the inconvenience.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2012:

Bileşik Şekiller:
a | A
a few birkaç s
 Could you spare a few minutes of your time?
a great deal hayli, bir hayli, epey s
 pek çok, çok s
 It will take a great deal of effort on everyone's part to meet this goal.
a long time ago uzun zaman önce, çok zaman önce, uzun bir süre önce z
 çoktan z
a lot çok, çok fazla, pek s
 fena, fena halde s
 çok daha (iyi, vb.) s
a lot of birçok, çok s
a narrow escape ucuz kurtulma, kıl payı kurtulma, ucuz atlatma i
a quarter past çeyrek geçe z
a quarter till çeyrek var
a quarter to çeyrek kala z
a tall order olmayacak iş, yapılması imkânsız iş i
a.m. adv abbr (before 12 noon) kısaltmasabah, öğleden önce z
a.m. adv abbr (period: midnight to noon) kısaltma(gece yarısından öğleye kadarki zamanda) sabah, sabahleyin z
after a while bir süre sonra, biraz sonra z
answer to a problem sorunun çözümü olmak f
apply for a job işe başvurmak, iş başvurusu yapmak, iş başvurusunda bulunmak f
as a matter of fact aslına bakılırsa, doğruyu söylemek gerekirse, doğrusu, aslında
 gerçek şu ki/işin doğrusu
as a result sonuçta, neticede, sonuç olarak
as a result of sonucunda, neticesinde
as a whole bütün olarak, bir bütün olarak z
 topluca, toplu şekilde z
at a discount indirimli olarak z
at a later time daha sonra, sonraki bir zamanda z
 uygun bir zamanda z
at a profit kârla, kâr ile z
be a bargain iyi bir pazarlık olmak f
be a deal iyi bir alışveriş olmak f
be a hit isabet etmek f
 başarılı olmak, muvaffak olmak f
be a man erkek olmak/erkekçe davranmak f
be a sign of işareti olmak f
 göstergesi olmak f
be a stumbling block engel teşkil etmek, engel oluşturmak f
 köstek olmak f
be a success başarılı olmak f
be a thing of the past tarihe karışmak, tarih olmak, mazi olmak f
be a waste of time zaman kaybı olmak, vakit kaybı olmak f
be in a bad mood aksiliği üzerinde olmak f
be in a good mood keyfi yerinde olmak, keyifli olmak f
be in a hurry acele etmek f
 acelesi olmak f
be in a state (iyi, kötü, vb.) durumda/halde olmak f
bear a child çocuk doğurmak, doğum yapmak f
beat a dead horse boşa çabalamak, boşa kürek çekmek f
beyond a doubt su götürmez s
by a hair kıl payı z
call a halt to sthg durdurmak, kesmek, son vermek f
call a spade a spade gerçekleri sakınmadan söylemek, dobra dobra söylemek f
 deyimseleğriye eğri, doğruya doğru demek f
carry a tune güzel şarkı söylemek, notaları doğru okuyarak şarkı söylemek f
carry on a conversation sohbeti devam ettirmek/sürdürmek f
cast a shadow gölge yapmak, gölge etmek f
 mecazlıgölge düşürmek f
catch a glimpse of gözüne ilişmek f
 bir an için görmek f
come as a surprise sürpriz olmak f
come to a conclusion sonuca varmak, neticeye varmak f
 çözüme ulaşmak f
come to a stop durmak f
cost a pretty penny pahalıya patlamak, pahalıya mal olmak f
die a natural death eceliyle ölmek f
do a good deed iyilik yapmak f
do for a living (bir iş yaparak) hayatını kazanmak f
don't judge a book by the cover görünüşe aldanma
draw a conclusion sonuç çıkarmak f
draw a crowd (kalabalığın, vb.) ilgisini çekmek f
draw a gun on silah çekmek, tabanca çekmek f
draw to a close sona ermek, bitmek f
drive a hard bargain sıkı pazarlık yapmak, sıkı bir pazarlığa girişmek f
earn a living hayatını kazanmak, geçinmek f
eke out a living kıt kanaat geçinmek, idare etmek f
exact a toll vtr (effect negatively)olumsuz yönde etkilemek geçişli f
free as a bird kuş gibi özgür/hür s
get a fix tam yerini/değerini, vb. öğrenmek f
get a glimpse of bir an için görmek f
 gözüne ilişmek f
get a kick out of hoşlanmak, keyif almak, zevk almak f
get a rise out of sb kızdırmak, hiddetlendirmek f
 sinirlendirmek/sinir etmek f
get a thrashing aşağılanmak f
 ceza görmek, cezalandırılmak f
get a whiff of kokusunu almak f
give it a second thought bir daha düşünmek f
give sb a lift (birisini) arabayla götürmek/bırakmak f
give sth a try (birşeyi) denemek, teşebbüs etmek f
 test etmek f
go back on a promise sözünden dönmek, sözünü tutmamak f
go for a drive (otomobille) gezintiye çıkmak f
go for a ride (bisikletle) gezintiye çıkmak f
go for a walk yürüyüşe çıkmak f
go to a lot of trouble to do sth zahmet etmek f
 çok çaba harcamak f
half a chance zayıf ihtimal i
half a dozen yarım düzine s
hanging by a thread pamuk ipliğiyle bağlanmak f
have a baby doğurmak, çocuk doğurmak, doğum yapmak, çocuğu olmak f
have a case mahkemeye vermek, davacı olmak f
have a case of hastalığı olmak f
have a chance at şansına/ihtimaline sahip olmak f
have a close look around etrafına dikkatlice bakmak f
have a crush on aşık olmak, tutulmak, vurulmak f
have a feast ziyafet çekmek f
have a fight with kavga etmek, çekişmek f
 münakaşa etmek, tartışmak f
have a flair for (birşeye) kabiliyeti/yeteneği olmak f
have a fondness for sevmek/beğenmek f
 düşkün olmak f
have a go denemek, teşebbüs etmek f
have a good chance olasılığı/ihtimali yüksek olmak f
have a good chat sohbet etmek, muhabbet etmek f
have a good head on one's shoulders (yerinde kararlar veren) aklı başında birisi olmak, sağduyu sahibi olmak f
have a good knowledge of iyi bilmek, derin bilgi sahibi olmak f
have a hand in (bir işte) parmağı olmak f
have a hangover akşamdan kalmak f
have a hard time (birşeyi yapmakta) zorlanmak, zorluk çekmek f
have a heart şefkatli/merhametli/insaflı olmak f
have a hold on sth hakim olmak f
have a hunch içine doğmak/içine öyle gelmek f
Next 100 Report an error

'a' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

See Google Translate's machine translation of 'a'.

In other languages: Spanish | French | Italian | Portuguese | German | Russian | Polish | Romanian | Czech | Greek | Chinese | Japanese | Korean | Arabic

Download free Android and iPhone apps

Android AppiPhone App
Report an inappropriate ad.